Bilindiği üzere, 5544 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde uygulanan zorunluluğu; çalışanın yaptığı işe ilişkin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin güvenilir ölçme ve değerlendirme yöntemleriyle ortaya konulmasını ve güçlendirilmesinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliğinin desteklenmesi, işverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücüne erişimine kolaylaştırılması, üretim ve hizmet süreçlerinde kalite ve verimliliğin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu bakımdan belge zorunluluğu yalnızca mevzuattan kaynaklanan bir yükümlülük olarak değil; işçiyi, işvereni ve çalışma hayatının bütünü birlikte gözeten bir kalite güvencesi mekanizması olarak değerlendirmektedir. Esas olan; çalışanlarımızın sahip oldukları becerileri güvenilir biçimde görünür kılmak, doğru işi doğru yeterlilikle buluşturmak ve güvenli, nitelikli ve verimli bir çalışma ortamının güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır.
Ek-3′ yer alan 25.03.2026 tarih ve 2026/090 sayı genelgemiz ile 23 Mart 2026 tarih ve 33202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 40 yeni meslek alanının daha tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde uygulanan belge zorunluluğu kapsamında alındığı duyurulmuştur.
Esnafımız açısından belge alma zorunluluğunun önemli bir diğer boyutu da istihdam teşvikidir. 6111 sayılı Kanun kapsamında gerekli şartları taşıyan MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişileri istihdam eden işverenlerimizin sigorta primlerinin işveren hissesinde düşen tutarı, 54 aya varan sürelere İşsizlik Sigortası Fonunda karşılanabilmektedir. Bu imkan nitelikli iş gücünün istihdamını desteklerken işletmelerimize de önemli bir mali avantaj sağlamaktadır.
